Genel Cerrahi

7M Hastanesi > Tıbbi Birimler

7 M HASTANESİ GENEL CERRAHİ BÖLÜMÜNDE UYGULANAN İŞLEM VE AMELİYATLAR

  • TİROİT (GUATR) HASTALIKLARI
  • NODÜLER GUATR
  • TİROİT KANSERLERİ
  • MEME HASTALIKLARI
  • MASTODİNİ
  • FİBROKİSTİK HASTALIKLAR
  • FİBROADENOM
  • MEME KANSERLERİ

      -Özefagus (yemek borusu) ve mide hastalıkları

     -Fıtıklar

     - Karaciğer, pankreas, safra kesesi ve safra yolları hastalıkları

     - İnce bağırsak ve kalın bağırsak hastalıkları

     - Böbrek üstü bezi hastalıkları

     -Perianal bölge hastalıkları

Tıbbın en önemli ve geniş kapsamlı alanlarından biri olan genel cerrahi; ilgi alanına giren organların hastalıkları ve farklı tedavileri, bu alanlarda hızla gelişen teknoloji ve cerrahi teknik uygulamalarının da gelişmelere bağlı olarak çeşitliliğinin artması ile yerini yavaş yavaş özel cerrahiye bırakmaktadır.  Bu sayede her konuya konsantre olan "genel cerrah" aynı zamanda genel cerrahinin farklı alanlarında da uzmanlaşma sağlayarak "özel cerrah" statüsü kazanmaktadır.

Tiroidin iyi huylu hastalıkları ve kanserlerini ilgilendiren endokrin cerrahisi, memede iyi huylu tümörlerin ve meme kanserlerinin cerrahisi; karaciğer, safra yolları, safra kesesi ve pankreası ilgilendiren hepato-pankreato-biliyer sistem cerrahileri; yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsak ile makat bölgesini ilgilendiren kanserler, safra kesesi taşları ve fıtıklar, anorektal hastalıkların cerrahisi ve kalıcı kilo kontrolü sağlayan obezite cerrahisi, merkezlerimizde deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilmektedir. 

Gerçekleştirilen Cerrahi ve İşlemler:

MEME CERRAHİSİ

Memenin iyi huylu tümörleri ve kanserlerinin tedavisi;  dünyanın en gelişmiş merkezleri ile aynı anda uygulanan cerrahi teknikler, kişiye özel ameliyat yaklaşımları, hasta konforunu amaçlayan yöntemler ve multidisipliner bir anlayışla yapılmaktadır. Meme kanserlerinde yalnızca tümörlü bölgenin çıkarılması ve meme bütünlüğünün korunması ilkesi esas alınmaktadır. Ancak memede birçok odakta gelişen tümörlerde mastektomi adı verilen memenin tümünün alınması durumunda da aynı seansta uygulanan rekonstrüktif cerrahilerle meme estetiği sağlanmakta, hastanın organ kaybı yaşama riski ortadan kaldırılmaktadır. 

ENDOKRİN CERRAHİSİ

Vücudun iç salgı yapan bezlerinin ameliyat gerektiren hastalıklarında uygulanan cerrahi tedavilerdir. Tiroit bezinin iyi ve kötü huylu hastalıkları, nodüler guatr, zehirli guatr, tiroit kanseri, paratiroit bezi hastalıkları, böbreküstü bezi hastalıkları ve tümörleri, pankreasın iyi huylu hastalıkları ve tümörlerinin cerrahi tedavisi, endokrin cerrahisi kapsamında gerçekleştirilmektedir. Ameliyat sırasında kullanılan ve “enerji cihazları” adı verilen yardımcılar ile damarın istenilen yerden kapatılması sağlanarak kanama riski azaltılmaktadır.

KARACİĞER, PANKREAS, SAFRA YOLLARI CERRAHİSİ (HEPATOPANKREATOBİLİER CERRAHİ)

Genel Cerrahide; karaciğer, pankreas ve safra yollarının iyi huylu hastalıkları ve tümörleri, gastrointestinal sistem tümörlerinin cerrahisinde uluslararası teknikler uygulanmaktadır. Kanser ameliyatı öncesi hastalar ayrı ayrı özel olarak değerlendirilerek hastaya en uygun cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. 

GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ

Mide, ince ve kalın bağırsak, yemek borusu ile rektumu ilgilendiren iyi huylu hastalıklar ve kanserlerinin cerrahi tedavileri, değerlendirilen hastalar için en uygun cerrahi teknikler belirlenmekte, dünyanın en gelişmiş kanser merkezlerinde uygulanan ileri ameliyat teknolojileri hastalara sunulmaktadır. Onkolojik cerrahide ameliyatların önemli bir bölümü kapalı cerrahi teknik olan laparaskopi ile yapılmakta, hasta işlem sonrası konforlu bir dönem geçirerek, ek tedavileri için yeterli vakit kazanmaktadır.

OBEZİTE CERRAHİSİ

Beden Kitle İndeksi (BKİ) 40’dan yüksek ya da BKİ’i 35’den yüksek ve kronik bazı hastalıkları bulunan ve bu nedenle önemli sağlık sorunları yaşayan kişilere tedavi amaçlı uygulanan cerrahi girişimler, “Bariatrik Cerrahi” ya da Obezite Cerrahisi adını almaktadır. Memorial Obezite Cerrahisi Merkezlerinde obezite ameliyatları kapalı yöntemi le yapılmakta ve hastanın iyileşme süresi kısalmaktadır. Gastrik band gibi işlemlerin geçerliliğini kaybetmesi ile birlikte en sık uygulanan etkin yöntemler; tüp mide ameliyatları ve daha az oranda gastrik bypass’tır. 

 Obezite, “yüzyılın hastalığı” kabul edilmektedir ve hastalıkla her yönde mücadele edecek, bir ekip ve konsey yaklaşımı ile tedavisi sağlanmalıdır. 

Obezite Cerrahisi dünyada, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de pek çok hastalığa zemin hazırlayan ve kendisi de başlı başına hastalık olarak değerlendirilen obezitenin tedavisini multidisipliner bir bakış açısıyla gerçekleştirmektedir.

Çünkü obezite; başta tip 2 diyabet olmak üzere hipertansiyon, kalp damar hastalıkları (kalp krizi, inme ve damar tıkanması ile seyreden pek çok rahatsızlıklar), meme, prostat, jinekolojik sorunlar ve kalın bağırsak kanseri oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca kireçlenme, safra kesesi taşı oluşumu, reflü, varis hastalıkları, adet düzensizlikleri, infertilite, doğum zorlukları, uyku apne sendromu, uyku bozuklukları ve depresyon dahil pek çok hastalığın oluşumunda da obezitenin önemli katkısı bulunmaktadır.

Kalıcı kilo kontrolünde en etkili yöntem obezite cerrahisi 

Obezite cerrahisi, tedavide her hasta için ilk seçenek değildir. Hastalar öncelikle diyet ve egzersizle kilo kontrolü programlarına alınmakta ancak vücut kitle endeksi çok yüksek olan aşırı kilolu hastalarda bu program, uzun dönem sürdürülebilir kilo kaybı sağlayamamaktadır.

Bu nedenle bazı hasta grupları için kalıcı kilo kontrolü sağlayan en etkili yöntem obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için kişinin önemli bir operasyon geçirdiğinin bilincinde olması, ameliyat sonrasında beslenmesine ve egzersizlerine devam etmesi gerekir. Bu hastaların kilo verme hızları çok yüksektir ancak kilonun korunması için kişinin yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi ameliyatlardan sonraki dönem için de oldukça önemlidir. Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte obezite cerrahisi alanında önemli gelişmeler olmuştur. Kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılan obezite ameliyatları sonrası hasta kısa zamanda iyileşir ve günlük hayatına kolaylıkla geri dönebilir. Ameliyat sürecinin kolaylaşması ve ameliyat sonrası risklerin azalması obezite tedavisinde cerrahi yöntemlerin tercih edilme oranını arttırmıştır. Üstelik başarılı bir obezite cerrahisi sonrasında hastanın yaşadığı, obeziteden kaynaklanan sağlık problemlerinden de kurtulmak mümkündür.

Kişiye özel cerrahi 

Kişiye hangi ameliyat yönteminin uygulanacağı; kilosu, obeziteye eşlik eden hastalıkları ve yeme alışkanlıklarına göre planlanmaktadır. Ameliyat tekniği ve uzun dönem sonuçları açısından birbirinden farklı olan çeşitli tip ve uygulamada obezite cerrahisi yöntemi bulunmaktadır. Bugün için Laparoskopik Sleeve  Gastrektomi (Tüp mide ameliyatı), Roux-En-Y Gastrik Bypass cerrahisi; kabul gören, tercih edilen ve uygulanan yöntemler arasındadır.

Obezite cerrahisinin hasta yaşam konforuna katkısı

 Hastanın kalp hastası olma ve kalp krizi geçirme riski düşer. 

 Astım atakları azalır ve bazı hastalarda bu ataklar tamamen kaybolur.

 Solunum, ameliyattan birkaç ay sonra düzene girer.

 Hasta, obezite yüzünden bırakmak zorunda kaldığı fiziksel aktivitelere yeniden başlayabilir. 

 Reflü nedeniyle oluşan mideden yemek borusuna asit kaçışı azalır.

 Yüksek tansiyon kontrol altına alınır.

Obezite cerrahi işlem uygulanan hastalar, ameliyat sonrasında da endokrinolog doktor, kişilerin kalıcı kilo kontrolü ve/veya mevcut sağlık problemleri için tıbbi beslenme tedavisini planlayan ve yaşam şekli haline gelmesi için beslenme eğitimini veren uzman diyetisyen, yeme davranış bozuklukları tedavisi konusunda deneyimli davranış terapisti psikolog ve psikiyatrist, kişiye özel ve fiziksel durumuna uygun egzersizleri planlayan fizik tedavi uzmanı ve fizyoterapistlerce birlikte takip edilmektedir

Obezite Tedavisinde Kalıcı Kilo Kontrolü: “Obezite Ameliyatları”

Tedavi ve diyet programlarıyla kilo vermeyi başaramayan, Beden Kitle İndeksi (BKİ) 40’dan yüksek ya da BKİ’i 35’den yüksek ve kronik bazı hastalıkları bulunan ve bu nedenle önemli sağlık sorunları yaşayan kişilere tedavi amaçlı uygulanan cerrahi girişimlere “Bariatrik Cerrahi” ya da Obezite Cerrahisi adı verilmektedir. Obezite tedavisinde önemli bir yere sahip olan obezite (bariatrik) ameliyatlar ile hastalar normal kilolarına dönebildiği gibi bu kişilerde obeziteyle ilişkili hastalıkların görülme sıklığı da azalmaktadır. Kapalı cerrahi yöntemiyle (laparoskopik) ve robotik olarak yapılan obezite ameliyatları sayesinde ise hastaların iyileşme süreci kısalmaktadır. Kilo vermek için obezite (bariatrik) ameliyatı olmuş hastalar arasında yapılan araştırmalar ameliyat olmuş kişilerin, olmayanlara kıyasla, daha düşük oranda obeziteyle ilişkili kanserlere yakalandığını ortaya koymuştur. Bunun nedeni sadece diyet ve spor ile hedeflenen kilo kaybı girişimleri vücutta %7-10’luk bir kilo kaybıyla sonuçlansa da, obezite (bariatrik) ameliyatlar, gerekli hayat tarzı değişikleriyle desteklendiğinde, ilk yılda %70 oranında kilo kaybını sağlamaktadır.

Obezite cerrahisi öncesi hastanın yeme-içme özellikleri, diyabet ve yaşam tarzı, diğer hastalıkların durumu göz önüne alınır. Cerrahi, genellikle 18-60 yaş arasında uygulanabilir.

Hastaya cerrahi işlem uygulanabilmesi için bazı şartlar gereklidir.

Ameliyat olabilecek hasta grupları;

 Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde veya obeziteden kaynaklanan hastalıkları olan VKI 35-40 arası hastalar,

 En az 5 yıldan bu yana tedavi edilemeyen obezite hastalığı bulunan kişiler,

 Bir yıllık ilaç ve diyet sonucunda hastalığın seyrinde değişim olmayan kişiler,

 Endokrinolojiyi ilgilendiren hastalıkları bulunmayanlar,

 Aşırı alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmayanlar,

 Anlama ve uyum kabiliyeti tam olan ve operasyon sonrası obezite ekibiyle eşgüdümlü olabilecek hastalar,

 Ameliyata engeli bulunmayan kişiler.

Obezitenin cerrahi tedavisinde belli başlı 3 ameliyat yöntemi uygulanmaktadır. Bunlar;

 Kısıtlayıcı ameliyatlar

 Besin emilimini bozucu ameliyatlar

 Kısıtlayıcı ve besin emilimini bozucu ameliyatlar

Obezite yani şişmanlık, en basit anlamıyla vücuttaki yağ dokusunun fazlalığı ve kilo artışıdır.

Obezite yalnızca estetik bir sorun değil yaşamı tehdit eden birçok hastalığa neden olması bakımından da tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Çalışma hayatının artan temposu nedeniyle sağlıklı beslenme kurallarının dışına çıkarak, evde hazırlanan yemeklerle beslenmek yerine kolay ve çabuk hazırlanan, fast food olarak adlandırılan yemeklerin tüketimi hızla artmaktadır. Tüketilen bu gıdalar kalorisi ve yağ içeriği yüksek sağlıksız besinlerdir. Bu beslenme şekli ile birlikte hareketsiz yaşam, kilo alımı ve obeziteye neden olmaktadır.

Obezite hangi önemli hastalıklara zemin hazırlar?

 Obezitede beden yağı artar. Özellikle bel çevresi ve karın bölgesinde artan yağ dokusu da tip2 diyabet riskini artırır. Tip 2 diyabet ile obezite arasında yakın ilişki vardır. Tip 2 diyabeti olan bireylerin % 80’i şişmandır. Obezite ayrıca insülin direncine neden olmakta bu da, diyabet oluşumunu kolaylaştırmaktadır.

 Hipertansiyon yaşla birlikte normal kilolu olan bireylerde bile artmaktadır. Vücut ağırlığına ilave eklenen her 10 kg’lık artış büyük ve küçük kan basıncında ek artışlara yol açmaktadır.

 Trigliserid yüksekliği ve HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşmesi de kilo artışı ile paralel olmaktadır. Kalp yetersizliği, kalp damar hastalıkları ve inme, obez hastalarda hayati tehlikeler yaratabilir.

 55 yaş altındaki tüm bireylerde ve özellikle erkeklerde kilo artışı ile doğru orantılı olarak safra kesesi taşı oluşumuna eğilim artar.

 Obezite olmadan, sadece kilo artışı bile eklemlerde dejenerasyonlara neden olmaktadır.

 Obezite ile birlikte prostat, meme, endometrial ve kolon kanseri riskleri artmaktadır. Adet görme yaşının küçülmesi obezite ile ilişkilidir. Erken adet görme meme kanseri riskini artıran bir durumdur. Obezitede östrojen artar ve dolayısıyla kilo ile birlikte endometrium kanseri riski yükselir. Erkeklerde daha belirgin olmak üzere her iki cinste obezite ile birlikte kolon kanseri riski artar.

***

Obezite Tanı ve Tedavi Merkezleri, obezite sorunu olan hastaların tanı ve tedavisini; iç hastalıkları (dahiliye), endokrinoloji, beslenme ve diyet, psikiyatri, psikoloji ve genel cerrahi gibi pek çok branşı tek çatı altında buluşturan, multidisipsiler bir bakış açısı ile gerçekleştirmektedir. Hastaya özel tedavi yaklaşımı ilkesi tedavi planı oluşturan merkezlerde, her hastanın tedavi kararı “konsey yaklaşımı” sonrası belirlenmektedir.

PROKTOLOJİ CERRAHİSİ

                                 

         Proktoloji, makat bölgesi(anal kanal, perine bölgesi) ve kalın bağırsağın son kısmını (rektum, sigmoid kolon, inen kolon) tüm hastalıkları ilgilendiren tıp dalına verilen addır.

        Progtolojik muayene, makat bölgesine ait ağrı, şişlik, kanama, kaşıntı, iltihabi bulgular, akıntı, tümöral kitlesel bulguların tümünü teşhis etmek için fizik muayene, anoskopi,rektoskopi,kolonoskopi işlemlerinin tümünü içerir.

      Proktoloji merkezimizde anal bölge hastalıkları ile ilgili aşağıdaki şikayet ve bulgular ile başvuran hastalara konulan tanılar ve tedavi yöntemleri özetlenmiştir:

  1. Büyük abdest sırasında ve/veya sonrasında makat bölgesinden gelen sürüntü şeklinde kanama damlama şeklinde kanama, fışkırır tarzda kanamanın sebeplerinin araştırılması
  2. Büyük abdest sırasında makat bölgesinde jiletle kesilir gibi ağrı ve bu ağrının büyük abdest yaptıktan sonrada devam etmesi beraberinde büyük abdest üzerinde görülen çizgi şeklinde görülen taze kırmızı kan ve sonrasında damla şeklinde kanama ve makat bölgesinde ağrının saatlerce sürmesi(anal fissür- çatlak)
  3. Büyük abdestle ilişkili olmayan ve kiloda bulaşan iltihabi akıntı ve ele gelen sert kanal yapısı(anal fistül)
  4. Büyük abdest yaparken zorlanma büyük abdestin ince olarak çıkması(anal darlık-stenozis)
  5. Büyük abdest tutamama ve gaz gaita kaçırma (anal inkontinas)
  6. Büyük abdest yaparken ağrısız taze kırmızı kan gelmesi (1. Derece hemoroid)
  7. Büyük abdest yaparken ve sonrasında makat bölgesinden memelerin dışarıya çıkması ve bu memelerin zaman içerisinde kendiliğinden içeriye çekilmesi (2. Derece hemoroid)
  8. Büyük abdest yaparken memelerin dışarıya çıkması ve fakat memelerin ancak el yordamıyla içeriye atılması (3. Derece hemoroid)
  9. Büyük abdest yaparken memelerin dışarıya çıkması ve fakat içeri girmemesi ve ağrı (4. Derece hemoroid)
  10. Büyük abdest yaparken, aşırı bir ıkınma, kabızlık, ishal hali, aşırı öksürük veya uzun süre ayakta durmak veya ağır bir yük kaldırdıktan sonra makat bölgesinde ani oluşan ağrılı şişlikler(tromboze hemoroid)
  11. Makat bölgesinde yangın, ağrı, şişlik, zonklama, genel durum bozukluğu ve ateş(anal apse)
  12. Kuyruk sokumunda akıntılı ağrılı veya ağrısız şişlikler ve gözeneklerin oluşması (plonidal sinüs-kıl dönmesi)
  13. Kuyruk sokumunda akıntısız şişlik(plonidal kist)
  14. Makat bölgesi kaşıntılı lezyonların tümü(tinia perinei-mantar,skabies-uyuz,anksiyete,askaris-kıl kurdu…)
  15. Makat bölgesinde oluşan ve cinsel ilişkişki sonrası veya ortak alan kullanımı sonrası meydana gelen ano-genital siğiller(veruka vulgaris,kondüloma akuminata)
  16. Özellikle ayağa kalkınca, ıkınınca ,büyük abdest yaparken rahim arka duvarından rektum ön duvarının sarkması( rektosel)
  17. Büyük abdestin vajen arka duvarından gelmesi (rekto vajina fistül)
  18. Her büyük abdest sırasında rektum mukozasının tümüyle veya diğer katmanlarla beraber 360 derece dışarı çıkması( rektal prolabsus)
  19. Makat bölgesinde ağrısız sert, üzeri ülsere kanamalı veya akıntılı aylar içerisinde büyüyen nodüler kitleler( anal kanser)
  20. Kabızlık ve dışkılama bozuklukları (ostomi ve stoma problemleri)
  21. Büyük abdest yaparken zorlanma, kanama, büyük abdestin incelmesi…(rektum kanseri?)

  1. Bu hastalıkların tümünün tanısı, ayrıca tanısı proktolojik muayene ve ileri tetkikler ile konulur ve bu konu üzerinde çalışan genel cerrahlar tarafından hastanemizde konulmakta ve yapılmaktadır.
  2. Ayrıca makat bölgesi hastalıkları nedeni ile daha önceden cerrahi müdahale yapılmış hastalarda meydana gelen nüks olayları, makat bölgesi darlığı büyük abdest tutamama sorunları da hastanemiz proktoloji ünitesinde tedavi edilmektedir.

Hastanemiz proktoloji ünitesinde yapılan müdahaleler;

Klasik hemoroidektomi

Ligaşür hemoroidektomi(nano teknoloji)

Bant ligasyon- bağlama-boğma tekniği ile hemoroid müdahalesi

Sklero terapi( hemoroidde dondurma yöntemi)

İnfrared koagülasyon (ışınlama tekniği)

Lazer teknolojisi ile hemoroid müdahalesi

Hemoroidektomi+ anoplasti(makat bölgesinin yeniden revizyonu)

Fissürektomi+filep rotasyonu( sfinklere dokunmadan yırtık operasyonu)

Fistülektomi

Anal fistülde seton uygulaması(atmalı fistül dâhil)

Anal apse tedavisi

Anal inkontinans( büyük abdest tutamama operasyonu- sfinkteroplasti)

Plonidal sünüs-kist açık ve kapalı operasyonları, iç flep rotasyonları

Ano genital siğil koterizasyonları

Rektosel operasyonu

Rektal prolabsus perineal yolla veya batından mech ile onarımı

Kolerektal kanser cerrahisi(kalın bağırsak ve rektum kanseri)

Stoma problemleri(fıtık,prolapsus,stenoz-daralma,kanama)

İltihabi bağırsak hastalıkları(İBH- CROHN hastalığı ve ülseratif kolit tedavisi)

Rektovajinal fistül cerrahisi

            Proktoloji ünitemizde 32 yıllık tecrübesiyle Op.Dr.Ayhan Çağılcı öncülüğünde tedaviler planlanmaktadır. Hemoroid  ameliyatlarında ,ameliyattan sonra ağrı olmaması için, ameliyathane şartlarında epidural kateter takılmakta, ameliyat sonrası ağrısız geçmektedir.Op.Dr.Ayhan Çağılcı’nın 10.000 in üzerinde hemoroid ,fissür,fistül,kıl dönmesi ameliyat serileri mevcuttur.

Özel 7M Hastanesi olarak kişisel verilerinizin güvenliğine büyük önem vermekteyiz

Detaylı Bilgi
Online Randevu E-Sonuç

Değerli ziyaretçimiz gizliliğiniz bizim için önemlidir. 7M Hastanesi olarak sizlere hizmet verirken yasal düzenlemeler kapsamında bazı kişisel verileriniz işlenmektedir. Aydınlatma metni ve kişisel veri işleme politikamızı buradan inceleyebilirsiniz